Bir Gezginin GSM ile İtalya Serüveni (Röportaj)

bae.geziyor on instagram

0
996

2017’nin Ağustos ve Eylül aylarında Sicilya/İtalya’da bir Uluslararası Gönüllü Gençlik Kampı’na katılan Arya Altekin ile sizler için bir röportaj yaptık. Arya, @bae.geziyor adıyla Instagram’da bir kişisel blog sayfasının da üç yazarından biri. Eğer takip etmiyorsanız bu üç gezginin (Bengisu, Arya, Ebru) ortak maceralarını mutlaka görmenizi tavsiye ederiz. Bakalım Arya GSM ile İtalya’ya nasıl gitmiş, kampta neler yapmış?

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ben Arya Nihan Altekin, Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 4. Sınıf öğrencisiyim.
22 yaşındayım. Kampa arkadaşım Müşerref Ağırnaslıgil ile birlikte gittik. Kendisi ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 4. Sınıf öğrencisi. Kendisiyle liseden tanışıyoruz.

Gitmiş olduğunuz kamp hangi tarihte ve neredeydi? Kampın adını veya kodunu hatırlıyor musunuz?

25.08.17-03.09.17 tarihleri arasında Leg06 (Legambiente) kodlu kampa gitmiştik. Kamp Sicilya adasının Acireale şehrinin küçük bir köyü olan Santa Maria La Scala’daydı.

Bu kampa gitmeye nasıl karar verdiniz? GSM ile tanışma ve kampa gitmeye karar verme sürecinden bize biraz bahseder misiniz?

Önceki senelerde GSM aracılığıyla kamplara giden arkadaşlarımız vardı. Yurt dışına gitme
planları yaparken bu seçenek aklımıza geldi ve biraz araştırdık. Ancak biz GSM’yi araştırmaya karar verdiğimizde kamp tercih sürelerinin sonuna yaklaşılmıştı bu nedenle çok uzun bir karar verme sürecimiz olmadı. Biraz da şansımıza bırakarak en hızlı şekilde kayıt olduk ve bulduğumuz tüm deniz kenarındaki kampları yazarak tercih yaptık.

Neden diğer tur programları veya turistik faaliyet programlarını tercih etmediniz. Sizin için GSM’nin ve kampların ayırıcı özelliği neydi?

Aslında ilk başta dil okuluna gitmeyi düşünüyorduk. Aklımızda Malta vardı çünkü bir
yandan da tatil gibi olsun istiyorduk. Ancak hem ben önceki yıl dil okuluna Londra’ya gittiğim için hem de dil okullarının daha gramer ağırlıklı olması ve bizim aslında pratik yapma ihtiyacımız olduğu düşüncesiyle tabi ki fiyat kıyaslaması da yaparak böyle bir kampın mantıklı olabileceğine karar verdik. Bunların yanında Gsm kamplarıyla ilgili olarak, orada
bulunduğumuz süreç içerisinde normalde yaptığımızdan farklı işlerle uğraşacak ve bunu farklı ülkeden insanlarla yapacak olmamız bize farklı bir deneyim oluşturacağı için çekici geldi.

Kampa başvuru sürecinizden biraz bahseder misiniz?

Bizim önceliğimiz İspanya ve deniz kenarı bir kamp olmasıydı. Geç başvuru yapmış olsak
da çok fazla iş ayrımı yapmadan sadece konaklama şartları ve konumuna bakarak liste
oluşturduk. Ancak işler başta pek istediğimiz gibi gitmedi. Herkesin kamp yerleştirmeleri
açıklanırken biz çok uzun bir süre bekledik. Tercih ettiğimiz kamplardan bir türlü dönüş
alamadık. Gsm yetkilileriyle de sürekli iletişim halinde bu sorunu çözmeye çalıştık ama
malesef İspanya kamplarının hiç birine alınmadık ☺ Mesela bir kamp kadın erkek sayısı
eşitliği istediği için bizi 2 kız almadılar böyle ufak sorunlar olabiliyor. Bu yüzden ikinci tercih
olarak sıcak ve deniz kenarı olabilecek İtalya’ya yöneldik. Zaten süreçte baya geç kaldığımız
için deniz kenarı tek yeri seçtik ve kabul edildik. Bazen kötü gibi görünen şeylerin daha iyi
olabileceği söylenir ya bizim için tam da öyle oldu. Biraz zor bir başvuru süreci yaşasak da
ikimiz de bu son anda alındığımız kampın aslında seçebileceklerimizin en iyisi olduğuna
eminiz ☺

Kampa ulaşım sürecinden biraz bahseder misiniz? Zorluk yaşadınız mı?

İstanbul aktarmalı olarak Ankara’dan uçakla yola çıktık. 6 saatlik İstanbul bekleyişimiz
vardı. Katanya uçağının biniş kapısını Atatürk Havaalanı’nın en ücra köşesine hatta neredeyse bodrum katına koymuşlardı ama biraz koşmamız gerekse de yetiştik. Kampın başlangıç tarihinden yaklaşık 2 hafta önce kamp yetkilileri bize kampa ulaşım ve buluşma noktasına erişim bilgileri içeren mail atmışlardı. Biz de uçaktan indikten sonra bu yönergeleri izleyerek önce bir otobüsle Katanya Tren İstasyonu’na oradan da trenle Acireale şehrine gittik. Oradan diğer kamçılarla birlikte kamp liderleri bizi alarak arabalarla kampımızın olduğu Santa Maria La Scala’ya götürdüler.

Kamp sürecinden biraz bahseder misiniz? Neler yaptınız?

Kampın ilk günü aslında vardığımız günün öğleden sonrası bizde de bu tarz toplu
grupların tanışmasında oynanan benzer isim ezberleme, kendini tanıtma gibi oyunlarla geçti. O gün yemekleri kamp liderleri yapmıştı ama sonraki günlerin yemek ve günün temizlik işleri için 2’şer kişilik gruplar belirlendi. Sırayla bu işleri yaptık. Sonraki gün bulunduğumuz yeri tanıma amaçlı görevlerin olduğu bir oyun oynadık. 4 kişilik gruplar oluştu, elimize görevlerin olduğu bir liste verildi. Bu gruplarla şehrin farklı yerlerine dağıldık, orada yaşayan insanlara sorular sorarak ya da bazı yerlerin fotoğraflarını çekerek
(bir kertenkeleyle selfie çekilmek bile vardı görevlerde) görevleri tamamlamaya çalıştık. Günün sonunda tüm gruplar yaptıklarımızı sunum şeklinde herkese anlattık. Böylece sonraki 10 günü geçireceğiniz yeri ilk günden tanımış olduk.


Daha sonraki günler genel olarak işimiz olan gittiğimiz doğal koruma
alanı olan yerlerin güzelleştirilmesi, temizlenmesi ve bu alanların tanıtımı için çeşitli
materyaller yapılması için çalıştık. Sabahları 20 dakikalık bir yürüyüşle ancak bayağı yokuş
yukarı yorucu bir yürüyüşle etkinlik evine giderek masa, sandalye, çiçeklik ve tanıtım
tabelaları gibi şeyler yaptık ya da bizi götürdükleri bir koruma yerini temizleyip düzenledik.
Öğleden sonraları ise genelde boş oluyorduk. Kamp liderleriyle birlikte çevre şehirlere geziler düzenledik ya da denize girip diğer ülkelerden gelen kampçılarla zaman geçirdik. Gezilerimizin en güzeli Etna Yanardağı’na gidişimizdi. Bunların dışında özel olarak arkadaşım Müşerref bir gün çalıştığımız bir koyda yerel bir televizyona ne yaptığımızla ilgili röportaj verdi ☺

30 Ağustostu orada geçiriyorduk ve Müşerrefle birlikte saksı boyarken Izmir’in Dağları söylüyorduk bunu duyan kamp liderlerimiz yemekte bizim için günün anlamını anlatmamızı ve tekrar marşı söylememizi istediler ☺ Çok uzatmazsam son günümüzde tüm kampçılar ve liderlerle birlikte bütün köye yemek yaparak sahilde masalar kurduk. Orada yaşayan tüm insanlarla birlikte yemek yiyerek veda etkinliğini yapmış olduk.

Kamptan sonra ne yaptınız? Geri mi döndünüz yoksa kamptan sonra Avrupa’yı mı gezdiniz?

Benim planım kamptan sonra Roma’ya gitmek ve orada 3 gün kaldıktan sonra Almanya’ya
arkadaşımın yanına gidip orada da gezip dönmekti. Müşerref bu planda Roma’dan sonra
dönüyordu. Ama Sicilya’dan Roma’ya giderken küçük bir trenden atılma sorunu yaşadık☺
Tren istasyonu görevlilerinin yanlış yönlendirmeleri sonucu aldığımız biletler nedeniyle
bindikten yarım saat sonra etrafı boş bir istasyonda trenden atıldık. Mahsur kaldığımızı
düşünürken kamp liderlerimiz normalde sorumluluklarından çıkmış olsak da bizi bırakmayıp 2 saatlik mesafeden gelip bizi alıp geri götürdü ve sonraki gün tekrar yola çıktık. Onlara
cidden çok teşekkür ediyoruz. 1 gün aksamalı da olsa geri kalan planımız sorunsuz devam
etti.

Kampla veya GSM ile ilgili herhangi bir olumsuz deneyiminiz oldu mu? Olduysa bunu nasıl değerlendirirsiniz?

Gsm ile ilgili başvuru süreci kısmında anlattığım kamp seçme döneminde Gsm
görevlileriyle biraz iletişim sorunu yaşadık. Onlar bize yansıtmadan sorun çözmeye
çalışırlarken bize haber verilmemesinden kaynaklı gecikme yaşadık sonrasında da yanlış onay maili aldığımız için biraz sıkıntılı bir süreç geçirdik. Ama sonucunda tatlıya bağlandı ve çok güzel zaman geçirdik. Gittiğimiz kampla ilgili ise en küçük bir olumsuz şey olmadı.

Bu kampa katılmak isteyen veya katılacak olan diğer gönüllülere ne önerirsiniz?

Ne istediklerini belirlesinler. Yani çok farklı değerlendirilecek kısım var. Bunlardan bir ya da
ikisini netleştikten sonra geri kalanları bunlar çevresinde oluşturabilirsiniz. Biz sadece deniz
kenarı istediğimizden çok emindik. Geri kalan konaklama, yer, yapılacak iş gibi şeyleri listeler yaparak kendimize en uygununu bulmaya çalıştık. Bunun dışında herkes bize 2 kız gitmenin zor olabileceğini söylüyordu ancak hiçbir sıkıntı olmadı. Rahat olsunlar ve tadını çıkarsınlar ☺

Gönüllü, turist ve gezgin. Bu kavramlar sizce aynı şey mi? Bu kavramlar size ne ifade ediyor?

Genelde iç içe kullanılsalar da gönüllü, kısaca karşılık beklemeden bir şeyin ya da kişinin
iyiliğine çaba göstermek diyebiliriz. Bu çok farklı yollarla ve çok çeşitli şeylere karşı yapılabilir.

Turist, yılın belki belli dönemleri daha çok tatil amaçlı bir yerleri görmek ya da dinlenmek için farklı yerlere giden kişiler.

Gezgin ise turistin bir tık üstüne çıkarak daha hayat amacı olarak bir yerleri görmek ve keşfetmeye yönelmiş kişi diyebilirim.

Ben ve 2 arkadaşımdan oluşan bir gezi hesabımız var. Yeni açtık diyebiliriz. Henüz gezgin
olamadık ama elimizden geldiğince tüm tatillerimizde ve aralarda farklı yerlere gitmeye ve
gittiğimiz yerleri insanlara tanıtmaya çalışıyoruz.

*Takip etmek isteyenler için: @bae.geziyor

Yeni gönüllülere söylemek istedikleriniz var mı?

Tüm bu farklı deneyim ve bizim yaptığımız gibi tatil amacı dışında gönüllü çalışmak cidden
insanda manevi bir tatmin duygusu oluşturuyor. Gittiğimiz yere kendimizden bir iz bırakmak, etrafa baktığımızda kendimizin katkısını görmek cidden çok mutlu ediyor.

GSM’ye söylemek istedikleriniz var mı?

Cidden bu işin özenle yapıldığını düşünüyoruz. Böyle bir şeye aracılık ettikleri için teşekkür
ediyoruz.

Bizimle ve kampçılarımızla tecrübelerini, anılarını paylaşan Arya’ya çok teşekkür ediyoruz. Gittiğiniz yerde değiştirdiklerinizle, paylaştıklarınızla ve öğrendiklerinizle mutlu bir hayat sizinle olsun. 

GSM Ailesi

YORUM

Lütfen yorum yazın
Lütfen adınızı yazın