GSM 01 Nasıldı? (Röportaj)

0
228

Ukrayna’dan “GSM 1 – Sultan’s Trail Kırklareli” kampına katılan gönüllümüz Roksolana Pukanyukshares, kampla ilgili görüşlerini sizinle paylaşıyor:

– “Hadi bir şey seçelim! Son tarih yaklaşıyor!”.

– “Şuna bir bak, Sultan’sTrail. Türkiye’ye daha önce hiç gitmedim, şehir de denize çok yakın görünüyor. Güzel olmalı!”

– “Hımm, bence de. Tamam, hadi başvuralım!”

Bu diyalog basitçe, bizim yani Ukrayna’dan iki kadın katılımcının kamp seçme sürecini detaylıca anlatıyor. Bu kesinlikle riskli ve sonunu bilmediğimiz bir karardı çünkü kampı tercih ederken program detaylarını, temasını ve iş türünü çok da dikkatli incelemedik. Ama Ukrayna’da böyle deriz; gelişigüzel kararlar her zaman daha büyük maceralar getirir ve GSM01 gönüllü gençlik kampı kesinlikle bu atasözünü kanıtlıyor!

Sürecin en başından beri kamp koordinatörleri ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Başvurduktan yaklaşık 3-4 gün sonra kabul edildik. Kırklareli’ne nasıl ulaşacağımızı detaylıca açıklayan, yanımızda neler getirmemiz gerektiğini söyleyen, nereden otobüse binebileceğimizi anlatan çok detaylı ve yararlı bir bilgi paketi aldık. Hatta içerisinde küçük bir Türkçe kelimeler listesi bile vardı ve faydalı oldu da diyebilirim.

İstanbul’da 1 gün geçirdik, dolaştık, en ünlü camileri gezdik ve ertesi gün Kırklareli’ye gitmek üzere otobüse bindik.

Otobüs terminaline ulaştık ve kamp lideri Gözde’nin bizi buluşma noktasından alıp kamp boyunca yaşayacağımız yere götürmesini bekledik bir süre. Bu güzel kibar kızı yüzünde sıcak bir gülümsemeyle bize yaklaşırken gördüğümüzde çok güzel bir kamp süreci geçireceğimizin ilk işaretini almıştık. Bir süre sonra Murat ile de tanıştık ki kendisi bizi eğlendirmek, keyifli ve huzurlu vakit geçirmemizi sağlamak için elinden geleni yaptı.

Takdir etmeliyim ki diğer katılımcılar da çok iyi seçilmişlerdi ve hepsi çok cana yakın insanlardı. Kore’den ve Hong Kong’dan gelen kampçıları görmek çok heyecanlıydı. Ülkelerine bu kadar uzak bir gençlik kampını tercih etmeleri çok şaşırtıcı ve bir o kadar da takdire şayan. Aynı şey Meksika’dan gelen Clara için de geçerli. Kampımız tam anlamıyla uluslararasıydı ve birbirimizden bir çok şey öğrendik. Bu Dünya’yı her anlamıyla küçülttü. Ayrıca kampta Senay ve Canseli gibi genç Türk katılımcılar da vardı ve bizi Türk kültürü ve tarihine yakınlaştırdılar.

Kampın programı çok iyiydi. Bütün belediye görevlilerine ve kamp liderine iş yükünü, sosyal aktiviteleri hiç yorulmayacağımız ve sıkılmayacağımız bir şekilde programladıkları için teşekkür etmek istiyorum. Bu kadar küçük bir şehirde bizi sürekli mutlu etmek ve eğlendirmek zor görünüyordu bana ama bunu fazlasıyla başardılar.

İş alanlarımız olan bahçe ve parklarda çalışmak bizim için çok zevkliydi çünkü bu alanların öyküleri bizlere anlatıldı ve çalışmak daha zevkli hale geldi. Bizi en çok etkileyen yerlerden bir tanesi Atatürk’ün Eviydi. Murat bizlere Atatürk’ün Türkiye için ne büyük şeyler yaptığını açıkladı ve bu müzeye ufak da olsa bir katkıda bulunmak kendimi çok özel hissettirdi.

Kampla ilgili en güzel sürpriz İğneada gezisiydi. Kalbimin bir parçası şahane manzara ve denizde kaldı ve kesinlikle buraya tekrar gelmek istiyorum. Paraceiling aktivitesi inanılmaz rahatlatıcıydı ve hafta sonunu çok daha keyifli bir hale getirdi.

Mutluluğun şehri olan Kırklareli’ye bir daha gelebilmek için her fırsatı değerlendireceğim. Bu kampta her şey o kadar güzeldi ki başka bir kampa başvurmaya cesaret edememekten korkuyorum çünkü eminim bu kamp tecrübem kadar güzel geçemez. Bütün herkes bizlere karşı o kadar sıcak ve kibardı ki kendimi ‘Burası benim doğduğum şehir mi acaba?’ diye düşünürken buldum.

Tekrar bu kampı bizler için bu kadar güzel yapan, emek veren herkese çok teşekkürler. Kırklareli’nin Belediye başkanı Sn. Mehmet Siyam’a, belediye çalışanları Emine Hanım ve Murat’a, Gençlik Servisleri Merkezi’ne, kamp lideri Gözde’ye ve diğerlerine müteşekkiriz. Siz, bizlere Türkiye’yi en iyi açıdan gösterdiniz ve biz de tekrar tekrar gelmek istiyoruz.

Unutulmaz bir 2 haftaydı!

YORUM

Lütfen yorum yazın
Lütfen adınızı yazın