Neden Gitmeliyim?

0
1756

Uluslararası Gönüllü Gençlik Kamplarına Neden Gitmeliyim?

Öğrenmek. Sanıldığının aksine her zaman “öğrenci” olmak ya da okula gitmekle bağdaşmaz. Hayatımızın bütünü öğrenmeyle ilintilidir, çünkü öğrenmeden yaşayamaz, belki yalnızca hayatta kalırız. Hatta, hayatta kalmak için ihtiyacımız olan beslenme bile bir öğrenme aşamasından geçer. Önce o çatalı nasıl tutacağımızı öğrenmeliyiz.

Çocukken, salondaki çekmecenin içinde ne olduğunu, babamızın gözlerine taktığı çerçeveli camların ne işe yaradığını, annemizin neden yüzüne boya sürdüğünü merak etmemize neden olan bu öğrenme ihtiyacı, gençlik çağlarına geldiğimizde biraz tuhaflaşır. Öyle ki, hayatta kalmamıza ve güvende olmamıza yetecek kadarını öğrenmiş olmamız bize çok önemli bir seçenek sunar:

“Yirmi yaş dolaylarında öyle bir an vardır ki; yaşamın geri kalan kısmı boyunca ya herkes gibi olmayı,ya da farklılıklarını erdeme dönüştürmeyi seçmen gerekir.”
MülksüzlerUrsula K. Le Guin

İşte tam bu noktada, ister 15, ister 25 yaşında olun; büyük bir seçim yapmanız gerekir. Çoğumuz bu seçimi istemsizce ve bilinçsizce yaparız ve zamanında hangisini seçtiğimizi çok ileride tecrübe edinerek anlarız. Hayatta kalmaya yetecek kadar, belki bulunduğumuz ilden hiç dışarı çıkmadan veya yalnızca bilgisayar başından edindiğimiz tecrübelerden daha fazlasına ihtiyaç duymalı mıyız? Gitmek, gezmek, gezerken müzik dinlemek ve kitap okumak ne kadar önemli olabilir? Başka insanları tanımak, onların yaşam biçimlerine tanıklık etmek, annemizin yaptığı yemeklerden farklı yemekleri tatmanın önemi ne kadar büyük olabilir? Başka coğrafyalarda yaşayacağımız ve paylaşacağımız anıların anlamı nedir? Ben bana, biz bize yetemez miyiz?

Burada duralım. Önce “hayatta kalmak (survive)” ile “yaşamak (live)” arasındaki farkı görelim. Sosyal bir canlı olarak insan olmanın gereği, insan gibi “hayatta kalmak” değil, insan gibi “yaşamak” olmalıdır. Bu yüzden başka bakış açılarını görmeli, başka coğrafyalarda yürümeli, başka insanlarla tanışmalı ve onlarla anı biriktirmeli, bakış açımızı olabildiğince genişletmek gerekir. Gitmek, dönmek içindir. Döndüğümüzde bambaşka bir insan olabilmek, hayatımıza yeni eklentiler yükleyebilmek içindir. Çünkü “yaşamak” ve en önemlisi de genç iken yaşamak, öğrenmenin sınırlarını geçmek, boyutunu değiştirmek ve öğrenmenin kalıplarını bükmekle gerçekleşir. Yaşamanın almakla değil, vermekle ilgili olduğunu fark ettikten sonra ayaklarımızın kapıya doğru gittiğini, dışarıda öğreneceklerimizin hevesiyle kıpırdandığımızı fark etmemiz an meselesidir. Eğer kendi gözlerinizde yaşamaya, öğrenmeye, keşfetmeye, dünyanın kendisine olan merakı gördüyseniz, o andan sonra bulunduğunuz yerde kaldığınız her dakikanın ömrünüzden eksildiğini bilmelisiniz. Çünkü siz kararınızı çoktan vermişsiniz. Herkes gibi olmaya değil, kendi farklılıklarınızı erdeme dönüştürmeye kullandığınız seçimi uygulamanın zamanı çoktan gelmiştir.

Peki, gitmek için önümüzdeki engeller nelerdir? Ekonomi, ülke sınırları, pasaportlar ve vizeler, zamanlama… Eminiz ki, gitmek istediğiniz halde sizi burada tutan bir çok haklı sebep vardır. İşte tam da bu yüzden, 1985 yılından beri bu işle uğraşıyoruz. İyi bir gelecek için, gençlerin öğrenme ve yaşama ihtiyacını karşılamalarında destek olmamız gerektiğini biliyoruz. Sizinle beraber bu sorunu dert edindiğimizi bilmenizi istiyoruz.

Özel sebepleriniz dışındaki her şey için yol arkadaşınız olmaya hazırız. Uluslararası Gönüllü Gençlik Kamplarında, tanımadığınız ve bilmediğiniz bir ülkede, tanımadığınız bir kasabanın tanımadığınız insanları için bisiklet yolu yapmanız veya bilmediğiniz topraklarda ağaç dikmeniz, diğer gönüllülerle eşsiz anılar biriktirmeniz, paylaşmanın ve öğrenmenin tadına varmanız, ilk defa yiyeceğiniz yemekler, belki de ilk kez konuşacağınız bir yabancı dil için, döndüğünüzde ufka uzanan bakış açılarınız ve kendi hayatınızı kaldığınız yerden şekillendirmeye devam ederken kullanabileceğiniz yeni yetenekler için, biz de varız.

Dönüşünüz muhteşem olsun.

: GSM EKİBİ

YORUM

Lütfen yorum yazın
Lütfen adınızı yazın